Öznur Yıldırım

YABANCI

ŞAHMERAN

 

 

Sen cennetin varlığından gurur duy,

ben cehennemi istiyorum.

 

Yağan kar şiddetinigitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısıçoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olanbir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun,titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimdeavuçlarımda eriyen kar yere damladı...

 

Rengi, kan rengiydi.

Rengi, kaybınrengiydi.

Rengi, bir cinayetin rengiydi.

 

YABANCI

VEYL

 

Tanr ı,şeytanın inini

cennete sakladı.

 

 

Kahverengi gözleri banakabuk bağlamış yaraları anımsatan küçük bir kız çocuğu tanıdım. Onu parçaladım,mahvettim, yok ettim. Onu korudum, kurtardım, var ettim. Zihnimi durduramadım.Bir rüzgâr esti ve tavandaki lamba uğursuz bir ses çıkararak yavaşça sallandı.Gökyüzümü kara bulutlar kapladı, yağmur yağdı. Terk edilmiş bir kasabadageceler kimsesizdi, güneş yok oldu, ay sabah olunca doğdu. Boş bir arazide biryel değirmeni döndü, döndü, döndü… 

 

Sonra sana bir masalanlattım. 

Ve seni ölüm uykusuna yatırdım.