“Hayali” bir Orta Asya ülkesi… Bir yanda halkın Sayın Başkan Yoldaş'a ve devlete “sorgulanamaz bağlılığı”, diğer yanda değişen politik dengeler içinde tüm canlıların verdiği yaşam savaşı…

Kobra, bir diktatörün yönetimi altında var olmak için savaş veren bir halkın, çöl hayvanlarının ve hiçe sayılan doğanın hikâyesini fantastik bir kurgu içinde mizahi bir dille okuyucuya sunuyor.

Alıntı:

“Ülkemde, tutuklanmış olanlarla tutuklanmamış olanlar arasındaki farklar sonsuza dek ortadan kaldırılmıştır! Böylece, her tutuklanmamış insan kendini tutuklanmış gibi, tutuklanmış olanlar da kendilerini henüz tutuklanmamış gibi hissedebilirler. Sonuçta, sizlerin de herhalde anlamış olduğunuz gibi halkım iki eşit parçaya bölünmüş durumdadır: Tutuklanmış olanlar ve gelecekte tutuklanacak olanlar. Yurttaşların tümünün eşit haklara sahip olması şeklindeki demokrasi ilkesini ülkemde bu şekilde hayata geçiriyoruz biz. Büyük bir özgüvenle iddia ediyorum ki dünyanın başka hiçbir ülkesinde bu ilke böylesine bütünlüklü, böylesine kapsayıcı bir şekilde hayata geçirilememiştir. Bizde ise son derece basit, doğal ve herkes için kolayca ulaşılabilir bir uygulama.” (s. 541)

"İnsanların hayvanlar üzerindeki üstünlüklerinin asıl nedeni, insanların ilkesiz oluşları, her koşula kolayca uyum sağlayabilmeleri ve vicdanlarının sesini umursamamalarıydı. Onlar için amaca giden yolda başvurulamayacak araç yoktu: Yalan, dolan, hile, entrika... Çıkarları uğruna her şeyi yapabilirlerdi. Çalmak ama çaldırmamak; aldatmak ama aldanmamak, birbirleriyle ilişkilerinde bile gözettikleri ilkeydi." (s. 493)

"Ey benim vefalı vezirim, şunu hiç unutma: Suç işleyenler değil, suç işlerken yeterince profesyonel olamayanlar hesap verirler." (s. 516)

***

Kobra üzerine Rusya'da Lyudmila Lavrova imzasıyla yazılmış bir değerlendirme: Tarihin Sonundan Sonra